Tarihi

M.Ö. 3000 yıllarında Kafkasya ve Anadolu`da büyük uygarlıklar kuran Kaslar (Hatti, Hurri, Hitit ve Eti adlarıyla da bilinir) Kılıçkaya (Ersis) ve yöresinin ilk sakinleridir. Daha sonra sırayla Urartu, Arsaklı ve Bizans egemenliğinde kalan bölgemizin adı kroniklerde Tao, Tay’k , Liganishevi … olarak geçmektedir.
Bölge uzun bir süre 13.yy.`a kadar Bagratlı egemenliğinde kalmıştır. Moğol istilası ile el değiştiren Kılıçkaya daha sonra tekrar Bagratlılar tarafından geri alınmıştır. Bin yıllık bir geçmişi olan Ersis Kalesi de bu dönemden kalan bir mirastır.
Vezir Ahmet Paşa, 1549 yılında çıktığı Erzurum seferinde, 7 Ekim’de Pet-Ekrek, Nihah ve Ersis kalelerini fethedince bölgemizde Osmanlı idaresi başlamış oldu. Lala Mustafa Paşa 1578`de Oltu,Pet-Ekrek,Artvin, Ardanuç,Şavşat ve Acara bölgelerini içine alan ve merkezi Ahıska olan Çıldır eyaletini kurdu. Artvin ve çevresi Çıldır eyaleti ile birlikte yaklaşık 250 yıl Osmanlı Devletinin egemenliğinde kalmıştır. 1828 Osmanlı Rus savaşı ve savaş sonucu imzalanan Edirne Anlaşması ile Ahıska, Osmanlı elinden çıkınca Çıldır eyalet teşkilatı bozuldu. Anlaşma gereği Çıldır eyaletinin bir kısmını Osmanlı kaybetti. Buna karşılık Artvin-Borçka-Ardanuç-Şavşat-Yusufeli Osmanlı elinde kaldı.
Başbakanlık arşivindeki 1270 (1853) tarihli bir belgeye göre Çıldır sancağına bağlı Keskim kazası müdürü Ali Efendi istifa etmiş yerine Livane kazası hanedanından Mahmud Ağanın buraya tayini istenmiş. Kırım Savaşı sonrasında ise Keskim kazasının Erzurum eyaletine dahil edildiğini anlıyoruz. 1857’de Tortum kazası müdürü ölünce yerine Keskim kazası müdürü Ömer Bey tayin edilmiştir.
1865’de eyalet yerine vilayet teşkilatı kurulur ve 1870’de Erzurum vilayeti oluşturulur. Erzurum vilayeti Erzurum, Van, Kars, Muş, Çıldır, Bayezid ve Erzincan sancaklarından oluşmaktadır. Erzurum sancağı ise Bayburd, Kiğı, İspir, Pasin, Hınıs ve Tercan kazalarından oluşmaktadır. Keskim de Tortum’la birlikte Erzurum sancağı İspir kazasına bağlı nahiyedir ve ikisinin de müdürü Derviş Beydir. Ersis de Keskim nahiyesine bağlıdır. 1871 salnamesinde Keskim’le ilgili aynı bilgiler verilmiştir ancak daha sonraki salnamelerde 1887’ye kadar Keskim’in adı geçmemektedir.

1877’de yayımlanan sekizinci salnameye göre Muş ve Van sancakları Erzurum vilayeti dışında bırakılmıştır. 1877/78 Osmanlı-Rusya savaşından sonra bölgenin bazı kesimleri Rus idaresine geçince idari yapıda gene bazı değişikliklere gidilmiştir. Bir öncekinden beş yıl sonra 1882’de yayımlanabilen dokuzuncu salnameye göre Erzurum vilayeti Erzurum, Bayezid, Erzincan ve Bayburt sancaklarından oluşmaktadır. Erzurum sancağına bağlı kazalar ise Hınıs, Kiğı, Tercan, Pasinler, Ova ve Tortum olarak belirtilmiştir. İspir kazası ise Bayburt sancağına bağlanmıştır. Ersis de İspir kazasına bağlı nahiye merkezidir.
Muhtemelen 1883 yılında Lazistan sancağı içinde yer alan Maa Ulya Vakıf nahiyesi merkeze uzaklığı dolayısıyla Trabzon vilayetinden alınarak Erzurum vilayetine dahil edilmiş ayrıca Keskim nahiyesiyle birleştirilerek Keskim adıyla ve üçüncü sınıf kaza oluşturulmuştur. Kaza merkezi Öğdem nahiyesi olur ve Erzurum merkez sancağına bağlanır. Kazanın ilk kaymakamı olarak da Hamid Hilmi Efendi tayin edilir. Kaza oluşturulmadan önce bu iki nahiyenin birleştirilmesi talebinin Ermenilerin işine yarayacağından uygun olmadığı yönünde değerlendirme yapılmış ancak daha sonra Lazistan sancağı ile Vakf-ı Ulya nahiyesi halkının tamamen müslüman olduğu dolayısıyla Erzurum’a bağlanmasında bir sakınca görülmediği bildirilmiştir. Ersis ise 1887’de çıkan onuncu salnamede de İspir kazasına bağlı nahiyedir. Aynı yıl vilayet örgütlenmesinde tekrar değişikliğe gidilmiş Bayburt tekrar kaza olmuş ve bu düzenlemeyle Ersis nahiyesi Kiskim kazasına bağlamıştır.

1309’da (1891/92) Erzurum vilayetinin önerisi üzerine Kiskim kaza merkezi Öğdem’in birkaç haneden ibaret olması, kışın yollarının kapanması ve adli açıdan bağlı bulunduğu Tortum kazasına uzaklığı nedeniyle Ersis köyüne taşınmıştır. Kaza merkezi taşınmadan önce Ersis’e taşınacağı yönünde haberler çıkınca dahiliye vekâletinden Erzurum vilayetine yazılan yazıdan herhangi bir değişiklik yapılmaması yönünde sadarete telgraflar gönderildiğini anlıyoruz. Ancak kaza merkezine yapılacak hapishane,

hükümet konağı, telgrafhane inşası ve telgraf hatları için gerekli kaynakların Ersis ileri gelenleri tarafından karşılanacağı da kararın alınmasını kolaylaştırmıştır. Kaza merkezi Ersis’e taşındıktan sonra inşa edilen hükümet konağı, rüşdiye ve telgrafhanenin hazineden para sarf edilmeden yardımlarla yapıldığı, bu konudaki hizmetleri dolayısıyla yerel hanedandan Derviş Bey dördüncü, Mehmed Şerif, Battal ve Mehmet Sabit beylerle Düyun-ı Umumiye memuru Ahmet Efendizade Emin Efendinin beşinci Mecidi ve Katolik murahhasa vekili Karabet Efendinin ise Osmanlı nişanlıyla taltifi teklif edilmiştir.
1894 vilayet salnamesine göre Kiskim kazasının merkezi Ersis’dir. Nisan 1895’de Albay Komyanski komutasındaki Rus ordusu Ersis`i işgal edince ilçe merkezi boşaltılmış, kayıtlar geçici olarak Bayburt`a taşınmıştır. 1898`de Rusların geri çekilmesi ile Kılıçkaya tekrar ilçe merkezi haline getirilmiştir.

1332’de (Mayıs 1914) Keskim kazasının ve kaza merkezi Ersis’in adı Yusufeli olarak değiştirilir. Kazaya padişah sultan Reşad’ın veliahdı Yusuf İzzettin Efendi’den hareketle Yusuf ili adını öneren Ali Çankaya’ya göre 1913 nisanında kazaya tayin edilen kaymakam Necati Bey’dir. Yazışmalarda belirtildiğine göre Erzurum merkez sancağına bağlı Kiskim kazasıyla merkez kasabası olan Ersis kasabasının adı Ankara’nın Keskin kazasıyla karıştığı için telgraf ve mektuplar yerlerine ulaşamamaktadır. Bu yüzden dahiliye nezareti Posta ve Telgraf ve Telefon Nezareti ile Erzurum ve Ankara valiliklerine görüş sormuştur. Posta ve Telgraf ve Telefon Nezareti kazanın diğer ve eski adı olan Ersis’e dönüştürülmesini önerir. 1914 başında Ankara vilayeti mektubi kaleminden dahiliye nezaretine yazılan yazıda “sırf Türkçe olan Keskin” adının değiştirilmesi “pek de” uygun görülmemektedir. Erzurum vilayetinin bakanlık yazısını kazaya iletmesi üzerine Kiskim kazası idare meclisi kazanın adının merkezinin adıyla bile aynı olmadığı için eski adının korunmasının hiçbir yararı ve uygun olmadığını belirterek padişah sultan Reşad’ın veliahdı Yusuf İzzettin Efendi’den hareketle Yusuf ili olarak değiştirilmesi istenir. 15 Mayıs 1330’da (1914) bu değişiklik gerçekleştirilir.

Bölge halkı Kurtuluş Savaşı’na açık destek vermiştir. Erzurum Kongresi`ne delege olarak Kılıçkaya`dan Arslan Bey, Armeşan köyünden Molla Haliloğullarından Ali Efendi, Oşnak Köyü`nden Yaralızade Ahmet Bey gönderilmiştir.
16 Haziran 1926 tarihine kadar ilçe merkezi olan Kılıçkaya , bu tarihte ilçe merkezinin Öğdem`e taşınmasıyla belediyeli köy olarak kalmıştır. 24 Eylül 1944 tarihli bakanlar kurulu kararı ile bucak olmuş, 1978 yılında bucak merkezlerinin kaldırılması ile kasaba olmuştur.

Ayşe Gün Soysal’ a katkılarından dolayı teşekkür ederiz.